19 Mayıs 2018 Cumartesi

Yazıyı sese çevime ve indirme programları, uygulamaları, siteleri (Text-to-speech) TTS

Text to speech

Bu tür uygulamar özellikle son zamanlarda çok farklı sebeplerden dolayı çok aranan popüler arayışlar olmaya başladı.

Bunlardan bir kısmı internet üzeri online siteler, bir kısmı andron ve ios uygulamaları, bir kısmı da masaüstü olanlar. Hepsini derlemeye çalışacağım.

1. Sestek online

Online site üzeri demo uygulama deneye bilirsiniz. çok fazla insan sesi var yerli yabancı kadın erkek.lakin demo olduğu için bir çok özelliği kısıtlı. buyrun  Tıklayın.

2.Windows'un kendi özelliği

Windows edge, outlook, office ve diğer bir çok uygulamasında zaten yerleşik olan program. İşlevi var ama seçeneği az. Yine de deneyebilirsiniz.

3. http://www.fromtexttospeech.com/

bu sitede maalesef türkçe yok ama çevirdiğiniz metni dosya olarak inidiriyor.

4.Google translate

çok işlevli diyebilirim. lakin ses çok doğal olmayabilir bu gayet normal. çünkü çok doğal ses çıkaran hizmetler bedava olmaz oldukça masraflı olur. indirme işlemini ise internet download manager IDM ya da benzeri programlarla halledebilirsiniz.

5. Sitepal demo.
Daha evvel addcast olarak hizmet verirdi çok evvelden paylaşmıştım sizlerle o yazıya şuradan  https://www.muyuta.com/2013/08/text-to-speech-yaz-okuma-arac-yazy-sese.html gidebilirisiniz.lakin https protokolü sıkıntısı olduğundan açılmaya bilir.

şuradan yeni versiyona bakabilirsiniz. çok daha kapsamlı bir uygulama lakin ücretli oldupğpu için kısıtlı kullanabilirsiniz.
http://www.sitepal.com/editordemoFB/

6. Oddcast 

daha evvel demiştim ya eski versiyon.işte ona erişmek için şu linke tıklayın.
http://www.oddcast.com/home/demos/tts/tts_example.php
Paylaş:

13 Mayıs 2018 Pazar

Soyguncu Skrill


Bir online ödeme sistemi bu kadar mı alçak olur. İşte o alçak skrill. 

Bilindiği üzere paypal Türkiye'den çekilince ortalık diğer firmalara kaldı. Paypal komisyon ücreti almazdı belli bir limite kadar.
Alternatif olarak popüler hale gelen skrill ne kadar çekiyor dersiniz.
Deneme amaçlı skrill hesabı açtım ve 7-8 dolar gibi ufak bir miktar para yükledim hesabıma. Parayı banka hesabıma çekmeye kalkınca paranın tamamını komisyon olarak kesiyor. Bu kadar şerefsizlik olur mu.
Görüyorsunuz

Beş ₺ bile çekemiyorum.
İşlem ücreti 28,35 diyor ki zaten Bakiyem o kadar. İyiki binlerce dolarımı atmadım buraya yazık olacaktı . Sanırım paypalın açılmasını ya da paypal a alternatif sayılacak başka yöntemleri beklemeliyim.
Skrill dolandırıcıdır.

Paylaş:

23 Nisan 2018 Pazartesi

Winrar'a alternatiften de öte program Bandizip

Kesinlikle winrardan iyi,ücretsiz,türkçe ve kullanımı kolay.

Winrarın sıkıcı herşeyini unuttum diyebilirim. İşimi görüyor kesinlikle.
tamindirde buldum bunun yanında başka alternatifler de var ama kullanımı en kolay olan bu diyebilirim.kesinlikle çok iyi.
Bandizip, dosya sıkıştırma ve sıkıştırılmış dosya açma işlemlerini kolayca gerçekleştirebileceğiniz ücretsiz ve Türkçe dil desteğine sahip bir dosya sıkıştırma programıdır.
Bandizip, piyasada yer alan popüler dosya sıkıştırma programları Winrar, Winzip ve 7zip'e alternatif olarak kullanabileceğiniz oldukça hızlı, hafif ve ücretsiz bir arşivleme programı olarak dikkat çekiyor.

Ücretli rakipleri üzerinde yer alan tüm popüler sıkıştırma formatlarına ve çok daha fazlası için destek sunan Bandizip, sahip olduğu gelişmiş özellikleri, sade arayüzü, Türkçe dil desteği ve ücretsiz olması nedeniyle son zamanlarda birçok kullanıcının bir numaralı tercihlerinden olmayı başarmıştır.

Program üzerinde yer alan sürükle bırak özelliği sayesinde tüm sıkıştırma ve sıkıştırılmış dosya açma işlemlerini çok daha hızlı bir şekilde yerine getirmenize olanak sağlayan program, çok çekirdekli sıkıştırma fonksiyonu sayesinde dosyalarınızı çok daha hızlı bir şekilde arşivlemenize ve arşiv dosyalarınızı çok daha hızlı bir şekilde açmanıza izin verir.

Kullanmakta olduğunuz dosya sıkıştırma programlarına ücretsiz bir alternatif arıyorsanız, Bandizip mutlaka denemeniz yazılımları başında yer alıyor. Eminim ki bir kez kullandıktan sonra, eski dosya sıkıştırma programınıza geri dönmek istemeyeceksiniz.

Bandizip ile Hangi Dosya Uzantılarını Açabilirim?
Zip(z01), ZipX(zx01), TAR, TGZ, 7Z(7z.001), LZH, ISO, GX, XZ, EXE(e01), RAR(part1.rar, r01), ACE, AES, ALZ, APK, ARJ, BH, BIN, BZ, BZ2, CAB, EGG, GZ, J2J, JAR, IMG, IPA, ISZ, LHA, LZMA, PMA, TBZ, TBZ2, TGZ, TLZ, TXZ, UDF, WAR, WIM, XPI, LZ, ZPAQ, Z dosya uzantılarını Bandizip ile hızlı ve ücretsizce açabilirsiniz.

Bandizip Özellikleri:
* Unicode desteği ile tüm uluslararası karakterleri görüntüleme
* "Yüksek Hızlı Arşivleme" özelliği ile bozuk sıkıştırma dosyalarını otomatik olarak atlayabilme
* "Hızlı Sürükle ve Bırak" özelliği sayesinde dosyalarınızı hedef klasörlere kolayca çıkarabilme
* Kendi kendine otomatik olarak arşivden çıkarabileceğiniz .exe uzantılı arşiv dosyaları oluşturabilme
* Sıkıştıracağınız dosyaları ZipCrypto ve AES 256 ile şifreleyebilme
* "Arşiv Önizleme" özelliği sayesinde tüm arşiv dosyalarına hızlıca göz atabilme
* Aynı anda birden fazla arşiv dosyası oluşturabilme ve ayıklayabilme
* Türkçe dil desteği ve ücretsiz kullanım
https://www.tamindir.com/windows/bandizip/
Paylaş:

22 Nisan 2018 Pazar

En büyük 5 nükleer kaza.

1. Kyshtym Rusya, 29 Eylül 1957

Bir soğutma aksaması nedeniyle sıvı atık tankında yangın meydana geldi. Patlama sonucu 2,5 metre kalınlığındaki beton parçalanarak yeraltındaki tank havaya uçtu. 70-80 ton yüksek radyoaktif içerikli madde açığa çıktı. Binlerce kilometrekarelik alan yüksek dozda kirlendi. Kaza 1970'lerin ortalarına kadar gizlendi. 7. derecede tehlike yaratan çernobil faciasından sonra, tehlike derecesini 6. dereceye yükseltebilmiş olan yani çernobilden sonra en büyük nükleer facia. olayın sebebi bir soğutma aksaması nedeniyle sıvı atık tankında yangın meydana gelmesi ve patlama sonucu 2,5 metre kalınlığındaki betonun parçalanarak yeraltındaki tankın havaya uçurması. 70-80 ton yüksek radyoaktif içerikli madde açığa çıkmış ve binlerce kilometrekarelik alan yüksek dozda kirlenmiş. 30 kadar yerleşim biriminin adı haritadan silindi.

2. Sellafield İngiltere, 10 Ekim 1957


İngiliz nükleer programına plütonyum üreten Windscale Reaktör1'de yangın çıktı. Saatlerce yandı, radyoaktif maddeler havaya karıştı. Radyoaktif bulutlar İsviçre'ye kadar ulaştı. Yerel olarak radyoaktivite ile kirlenmiş binlerce litre süt imha edildi. Kazanın detayları, hala İngiliz devleti gizlilik kanunları çerçevesinde saklanmaktadır.
Radyasyonun bulaştığı düşünülen yüzlerce ton gıda maddesi imha edilmiş ve olayda 160 kg  plütonyumun etrafa dağıldığı düşünülmekte.  Kaza Uluslararası Nükleer Olay Ölçeği seviyesi 6 olarak değerlendirildi.
Kazanın detayları, hala İngiliz devleti gizlilik kanunları çerçevesinde saklanmaktadır.

3, Harrisburg Pensilvanya ABD, 28 Mart 1979


İnsan hataları ve teknik hataların birleştiği kazada çekirdekte meydana gelen kısmi erime Three Mile Adası Santrali 2 numaralı reaktörde meydana geldi. Radyoaktif gazlar açığa çıktı ve yaklaşık 3500 çocuk ve hamile kadın tahliye edildi.

4. Çernobil Ukrayna, 26 Nisan 1986

Çernobil Ukrayna, 26 Nisan 1986

Çernobil nükleer santralinde 4 numaralı reaktörde güvenlik testi sırasında operatörler çekirdek erimesine neden oldu. Patlama çok büyüktü, 1000 tonluk çatıyı uçurarak Avrupa'yı radyoaktif bulutlara maruz bıraktı. Ukrayna ve Belarus'ta çok geniş araziler radyoaktif kirlenmeye maruz kaldı. Radyoaktivitenin uzun vadeli etkileri özellikle çocuklarda yeni görülmeye başladı.
 Çernobil’in 10 Yıllar Süren Etkileri
Çernobil Faciası, başta Ukrayna olmak üzere, Rusya, Beyaz Rusya ve bütün  Avrupa’yı etkileyen geniş çaplı bir felaket olmuştur. Facia’nın ardından açığa çıkan radyoaktif maddeye en çok maruz ülke ise Bulgaristan’dır. İngiltere’nin Galler bölgesi de facianın etkilerini hissetmiştir.

Çernobil Faciası tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de etkisini oldukça hissettirmiştir. Coğrafi konum itibariyle Karadeniz’e komşu olan Türkiye, Çernobil’in olumsuz etkilerinden payını almıştır. Özellikle Karadeniz sahil şeridinde bulunan illerde sıklıkla rastlanan kanser vakalarının nedeni Çernobil Faciası’na atfedilmektedir. O dönemde Karadeniz bölgesinde yetişen tarım ürünlerinin özellikle de çayın tüketilmesinin tehlikeli olduğu gündeme gelmiştir. Fakat Çernobil sonrasında hafızalara kazınan bir başka olay da, dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral’ın medyanın gözü önünde çay içerek çayda tehlike olmadığını vurgulamak istemesidir. 

 Gözler Nükleer Santral’in İşletmecisi “Rosatam” a Çevrildi
Etkileri onlarca yıl sürecek olan bu büyük patlamanın gerçekleştiği şirketin işletmecisi Rosatam’dı ve Çernobil, Rosatam’ın ilk nükleer kazası değildi. Yarısı devlete ait olan bu Rus şirketi (Rosatam),  Mayak Nükleer Atık İşleme tesisini kurmuştu ve aksilikler bu tesisin peşinİ bırakmamıştı. 1957 yılında ilk büyük kazasını geçirmişti. 

 Her Şey Deney Yapmak İçindi
Deney yapmak amacıyla, kazanın gerçekleştiği tarihten 1 gün önce reaktörün gücü yarıya düşürülmüştü. Amaç, reaktörün beklenmedik bir şekilde durması halinde buhar türbinlerinin ne kadar süre boyunca güvenli bir şekilde çalışabileceğini saptamaktı. Fakat güvenlik sistemlerinin bağlantısı kesilmiş ve türbinlere ulaşan buhar da kesilmişti. Bu şekilde hararetlenen dolaşım pompalarının ve reaktörün kontrolü kaybedildi. 

 Rosatam’ın Mersin’de Nükleer Santral Açma Projesi
Mersin Akkuyu’da Nükleer Santral açma girişiminde bulunan Rosatam’ın Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu’nu almaksızın santral kurma girişimlerini başladığı iddia edilmiştir. Rosatam şirketine ait çalışma  makinelerinin izne tabi olmayan alanlarda faaliyet sürdürdüğü yönündeki haberler gündeme gelmiştir. Bu olay üzerine Türkiye’de Rosatam şirketinin kurması beklenen santrale yönelik tepkiler artmıştır. Daha önce 2 kez Çevre Bakanlığı’na arz ettiği 2 raporu da geri çevrilen şirket, 3. kez rapor sunma çalışmasındadır. 

 Santralde Çalışan Teknisyenler
Çernobil Faciası gerçekleştiğinde santralde çalışan teknisyenlerden bazıları ortaya çıkan radyoaktif gazdan zehirlenerek yaşamlarını yitirmişlerdir. Ayrıca kazadan sonra oluşan yıkıntı temizlemek üzere olay yerine gelen 200 bin işçi görevlendirilmiş ve yaklaşık 1 yıl sürecek olan o temizlikte 131 işçi radyoaktif gazdan ötürü hayatını kaybetmiştir. Kazada hayatını yitiren teknisyenlerden bazıları şunlardır:

Victor Lopatyuk: Santralin elektrik teknisyenlerindendi ve akut radyasyon zehirlenmesinden dolayı faciadan 22 gün sonra hayatını kaybetti.

Shashenok: Faciada sonra ölen ikinci teknisyendir. Faciadan 5 saat sonra hayatını kaybetmiştir. 

 Teknisyenler Tehlikeyi Anlamışlardı
Reaktörün olağan dışı ısındığını fark eden teknisyenler, denetim çubuklarını, soğutma amacıyla devreye soktularsa da bu büyük kazanın gerçekleşmesini önleyemediler. İlk patlama saat 01:23 sularında; ikinci patlama ise sadece 3 dakika sonra gerçekleşmişti. Isınma sonucunda ortaya çıkan yoğun buhar, güçlü basınç ile birlikte santral binasının tepesini uçurdu, böylece bütün santral alevler içinde kaldı. Bu olay fotoğraf karelerine öyle canlı ve sıcak bir şekilde yansımıştı ki insanların zihinlerinde Çernobil dendiğinde hep o alevlerin yükseldiği sahne iz bırakmıştır. 

5. Tokaimura Japonya, 30 Eylül 1999


Yakıt üretim tesisinde iki çalışan çok fazla sıvı uranyum çözeltisini güvenlik kurallarını ihlal edecek biçimde karıştırdı. Zincirleme reaksiyon başladı ve radyoaktif madde yayıldı. Üç çalışanın ikisi birkaç ay sonra radyasyon hastalığından öldü, 400'den fazla insan çeşitli seviyelerde radyasyona maruz kaldı. Bir yıl sonra pahalı bakım masraflarından kaçınmak için, çok önemli güvenlik raporlarıyla oynandığı anlaşıldı.
30 Eylül 1999 tarihinde, Japonya’nın başkenti Tokyo’nun hemen dışındaki Tokaimura nükleer santralinde, üç yıldır aktif olmayan bir reaktör için yüksek seviyede zenginleştirilmiş uranyum hazırlandı. Ancak bu seviyede zenginleştirilmiş uranyum ile çalışma konusunda yeterli deneyime sahip olmayan çalışanlar, uygun olamayan bir çökeltme tankına izin verilenin çok üzerinde uranyum koydu. Tankın boşaltılması ile kritik zincirleme reaksiyon durduruldu; ancak bu süre zarfında maruz kaldıkları radyasyon sebebiyle iki işçi hayatını kaybetti. 400’e yakın kişi ciddi oranda radyasyona maruz kaldı. Yapılan incelemede bazı güvenlik önlemlerinin pahalı olduğu için uygulanmadığı anlaşıldı. . Olay Uluslararası Nükleer Olay Ölçeği (INES) skalasında 4 puanla değerlendirildi.
Paylaş:

20 Nisan 2018 Cuma

Nakliyeci reklamları epey saçmaladı artık.

Bu nakliyeci şirketleri sürekli blogumda yorum olarak kendi linklerini paylaşıyorlar. 

Gerçi bunları spam olarak işaretliyorum ama fark ettim artık letgo'da zekice bir oyun çeviriyor bunlar.
Taş gibi belki bin liralık bebek arabasını 💯 ₺ fiyata satıyorlar.  Güya nakliye şubesinde unutulmuş  ve diyor ki Google'da şehirler arası taşımacılık temiz nakliyat yazın sonra ilk çıkana tıklayın diye. Resmen tıklamalar bedevaya getirmek için yapılan sahtekarlık. Sitesine giriyon bahsettiği gibi bebek arabası filan bişi yok. Adrese gitsen kalmadı diyecek ve eliniz boş gönderecek.

Yaptıkları açıklamada unutmuş oldukları şey Google reklamları ilk sıraya yerleşiyor aramalarda, kendileri ise altıncı yedinci sırada çıkıyor. Tabi bu yalana inananlar bulup tıklıyor ve adamların sitesi ziyaret alıp Google'da daha üst sıralara yetleşiyorlar  bebek arabası olayı tamamen hikaye, hem sen ne hakla milletin kayıp eşyasını satarsın öyle   Günümüzde bu tür sahtekarlıklar aldı başını gidiyor. Sürekli dikkatli olmak lazım. 
Paylaş:

6 Nisan 2018 Cuma

Gel seni oyuncu yapalım, oyna bakalım.


Özellikle instagramda ve diğer mecralarda bol bol reklamlarını görüyoruz  ajansımıza kaydolun falanca dizide oynayın gibi gibi. 

Ben de diyorum ki lan piyasada oyuncu mu yok da reklam verip ödeme yapıyorlar reklamlara , oyunculukla alakası olmayan insanları toplamak için 
Tabi ki piyasada tonla oyuncu var, figüran milyonlarca.
Neyse instagramda çukur dizisine oyuncu arayan bir ajansın reklamıyla  karşılaştım dedim bir kafa bulayım şunlarla dün başvuru formunu doldurdum fotoğrafımı yükledim, bugün aradılar.
Ben de düşünüyorum vay be ne kadar da artist biriyim de hemen aradılar diye   şaka şaka hemen bir tuzak olduğunu, yoksa böyle 24 saat geçmeden atamazlar yani.
Cevap verdim hanımefendi diyor ki efendim randevu için aradım şu tarih uygun mu, uygun dedim.
Dedi efendim kayıtlarımız ücretsizdir ama profesyonel fotoğraflar çekeceğiz onun için 100 TL nizi alırız dedi.
Dedim ki yahu ben işe girerken neden ödeme yapayım,, asıl sizin bana ödeme yapmanız gerekiyor. Üstelik profesyonel foto da olsa baskıya gerek mi var Allah aşkına, herşey dijital ortamda, fotoğrafçınızın maaşını da bizden toplamayın lütfen , bir iş yapıyorsanız adam gibi yapın . Sonra randevum iptal edildi 😁😁😁😁
Paylaş:

4 Nisan 2018 Çarşamba

Herkes Kazanır mı? Hayır kimse kazanmaz.Yakıştı mı sana acunn

Kimse kazanmaz.

TV8'de sık sık reklamları çıktı, indir kazan filan diye. Şu an bakıyorum 500.000 indirmesi var.

İndirdim,  yarışma var yarışıyorsun üç beş soru sonra kazık sorular geliyor, bir kısmını cevapladım elendim. her nasılsa biraz puan kazandım, puanları harcamak için öncelikle qapel uygulamasını da indirmek gerekiyor. Tabi qapelden de fastpay uygulamasına puanları göndereceksin, tabi fastpay'den sonra denizbank uygulamasını indireceksin, sonrasında nasıl çekiliyor para? çekilmiyor, anca bazı bağlı kuruluşlarda harcayabiliyorsun sanırım ,tabi alt tarafı 1 tl 'lik kazanç. resmen uygulama indirme tuzağı, günde 5000 tl dağıtıyor düşünün. 500.000 kişi kullanıyor ama 5000 tl, kişi başına 1 kuruş düşüyor sanırım. tabi büyük ödülü bir kişi alıyor sanırım geri kalan yüzbinlerce kişiye 0,00001 kuruş mu ne öyle bir rakam kalıyor. :D
hemen kaldırdım telefondan tüm uygulamarı, tuzak sadece. Denizbanka Güvenim zıffır artık. acun zaten survivor skandalları meydanda.
telefonu çöp kutusu yaomayın bunları indirmekle.

Paylaş:

Saadet zinciri girdabı, psikolojisi ve zararları.

Son Sığır Sağıcı

Son skandallardan biri tosun paşanın sığır çiftliği.

Herkes bu sistemlerle zengin olmaya çalışıyor, bu zincir network sistemlerini herkesten duyuyor ve hatta en yakınlarınızdan bile teklif alıyorsunuz.
Size referans olup bir seminere davet ediyorlar, ve seminere gidiyorsunuz.
Takım elbiseli iş çantalı jilet gibi adamlar çıkabiliyor karşınıza ; ilk izleniminiz ne oluyor? bu sisteme girip zengin olan birine mi benziyor yoksa bir pazarlamacıya mı benziyor?
Kesinlikle bir pazarlamacı, size umut pazarlamaya hazır halde sizi bekliyor.
Siz ve sizin gibi kurbanları topluyor bir salona ve sonra sunum izletiyorlar. Ellerinde kocaman çeklerle hoplayan insanların fotoğraflarını izletiyorlar, piramit şeklinde kazanç tabloları, ve zengin olan insanların hikayelerini anlatıyorlar.

O an ki bulunduğunuz psikoloji hileleri görmenizi engelleyebiliyor, çünkü bir an umutla doluyorsunuz, sefil hayatınızdan kurtulup da refah bir hayata kavuşmayı hayal ediyor ve inanıyorsunuz, size aşıladıkları öz güven sayesinde dünyayı fethedecek gibi hissediyorsunuz.
Size bayilik vermek istiyorlar, bayi olup satış yapacaksınız diyorlar. Ve zincire aracılığınız sayesinde dahil olan her yeni bayii için komisyon ödeyeceklerini söylüyorlar. Net söylüyorum: Tüm bu vaadleri gerçek olsa bile zengin olamazsınız.
Çünkü size satmanız için verilen ürün piyasa değeri beş para etmeyen ürünlerdir. Ya bir kişisel bakım seti, ya bir tablet, ya bir internet sitesi, ya da besin takviye ürünleri.
Şimdi bu yazıyı yazarken size bir saadet zinciri kurayım.
Şirketi ben kuruyorum, bir kaç usta pazarlamacı tutuyorum, bunlara çektikleri her kurban için 300 tl ödeme yapıcam. Tabi bunlar boş durur mu hemen pazarlamacı yetenekleri ile bir sürü adam çekiyorlar, bu çekilen adamlar BAYİİ olacak. Tabi bayiilik ücreti tam 2000 tl istiyorum.
sattığımız ürün ise bir akıllı cep telefonu, çin malı bişi içinde şirketin yararına uygulamalar yüklüyoruz. Fiyatı ise 1000 tl olsun. Telefonu kullanan müşteriler telefondaki uygulamaları kullandıkça para kazanacaklar diyelim.
Bayi olan herkes hem bu telefonun satışından %10 hemde çektikleri yeni Bayiler içinde %10, bir alt kademedeki bayiler için de %5 ,daha alt kademedeki bayiler için de %1 komisyon ödemesi yapıyorum. Tabi bayii olabilmek için hem Bayiilik ücreti ödeyecek hem de telefon satın alacak.
Ayrıca telefondaki bir uygulamada kişisel bilgileri topluyorum.
Evet ilk kurbanımız geldi, 2000 tl bayiilik ücreti ve 1000 tl telefon ücreti ödedi.
Yani benim kasama giren 3000 tl- telefon maliyeti 500 tl=2500 tl cebimde.
Ama kurban 3000 tl ödedi ve  elinde sadece bir telefon var.
İlk kurban gidip bir arkadaşını ikna ediyor ve sisteme dahil ediyor. %10 komisyon yani 300 tl kazanıyor,geriye kalan 2700 tl yine benim kasama ,tlefon maliyetini çıkarıyorum 2200 tl,önceden 2500 vardı şimdi benim kasamda 4700 tl param var. ama 1. kurbanın elinde sadece 300 tl ve beş para etmez bir telefon var.
2. kurbanın elinde ise sadece bir telefon var. bu 2. kurban gidip 3. kurbanı çekiyor.
3. kurbanın ödediği 3000 tl'den %10 luk komisyon olan 300 tl'yi 2. kurbana ödüyorum ve 1. kurbana da %5'lik komisyonu yani 150 tl ödüyorum. 450+500(telefon maliyeti) bana yine 2050 gibi güzel rakam kalıyor. benim şuan 6750 tl param oldu. ve tek yaptığım bana 1500 tl ye mal olan 3 telefon satmak.
%400 kar ediyorum.
1. kurbana dönelim bu adam ödediği 3000 tl yi kazanmak için tam 10 adet kurban çekmesi lazım. ya da alt bayileri 20 adet kurban çekmeleri lazım. Bu adam tanıdığı yüzlerce kişiye bu sisteme girmeleri için dil döktü rica etti hatta yalvardı,ama sadece 3-5 kişi çekebildi,çünkü 3000 tl az para değil, herkes ödeyemez ve herkes güvenmez bu işlere ya da bulaşmak istemez,uğraşmak istemez. Ya da sistemin dolandırıcılık olduğunu biliyorlardır.
Bazıları 1. kurbanı uyarır bırak bu işin peşini der.
Ama 1. kurbanımız bunu kendine yediremez, kazıklandığını kabul edemez, ve ödediği parayı kazanmak için hırslanır ve yalan söylemeye başlar,arkadaşlarına akrabalarına uçan kuşa bile yalan söyler '' ben kazandım zengin oldum hesabımda 100.000 tl var siz de zengin olabilirsiniz hadi siz de katılın'' der. 3-5 kişiyi daha ikna eder ya da etmez,zar zor ödediği parayı tekrar kazanmak için yakınlarını aldatmıştır. herkesin güvenini kaybeder, zaten tüm bu şahısları ikna edene kadar aylar belki yıllar geçmiştir. eşşek gibi çalışmıştır ama elde helal bir kazanç yok. Hatta haram kazanç bile yok. sırf zaman kaybı,güven kaybı yaşamıştır. 2. kurban 3. kurban hatta 100000. kurban bile 1. kurbanın yaşadıklarının aynını yaşıyor.
Bu zaman içinde aklı başına gelen kurbanlarım peşimde düşeceği için ben ortalıktan kayboluyorum.
Titan zinciri sahibi
Tabi kasamda milyonlar var. 500 liralık telefonu tam 3000 tl'ye sattırdım . Oysa bu kurbanlar 3000 tl'ye kolaylıkla bir telefon dükkanı açabilirlerdi,devlet desteği de var. Ama onlar emek sarfetmeden kolayca zengin olacaklarını sandılar, belki de hakettiler bu düzenbazlığı.
Ayrıca o telefonlardaki uygulamara girip profil doldurdu ya herkes, işte o veritabanını da bazı şirketlere satıyorum ordan da iyi para kırıyorum.
Son sözüm Tüm saadet zincirlerinde Bayii Müşterinin Ta Kendisidir. Asıl amaç umut verip bayiilik adı altında beş para etmeyen ürünleri kat be kat fazla paraya satmak.
Daha evvel bu zincirler ile ilgili yazdığım yazıları da okuyabilirsiniz.
http://www.muyuta.com/search/label/%C4%B0f%C5%9Fa

Bu çakkallara aldanmamanız umuduyla hoşçakalın.
Paylaş:

8 Aralık 2017 Cuma

Neobux kötü, neobux hırsız.

Sahtekarbux

Merhaba arkadaşlar. Daha önceki yazılarımda neobux'u önermiştim. Ama artık çok yanlış olduğunu anladım. 

Çünkü neobux para ödememek için herşeyi yapıyor. 
Bir ay aktif olmazsanız tüm bakiyenizi sıfırlıyor. 
Reflerden gelen komisyonları çok geç bakiyeye atıyor. 
Coinsleri aylar sonra aktifleştiriyor. 
Anket ücretleri çok düşük. 
Zamanla mı bu hale geldi yoksa en baştan beri mi böyle idi de ben farketmedim. 
Kısacası neobux a çalışmak tamamen zararlı. Zaten Reflerden çok az geliyor. 
Kesinlikle uzak durmanız gereken ptc.

Paylaş:

25 Kasım 2017 Cumartesi

Hidden Objects ve Kaçış Oyunları sevenler buraya.

Daymare town
Daymare town serisi

Tam bir kaçış oyunu tutkunuyum. Kimi oyunlar üzerinde çok saatler harcamışlığım vardır. 

Bazı Hidden objects ve Kaçış Oyunları birbirine çok benzer. Hidden objects için bigfish games çok başarılı oyunlar sergiliyor. Hikayesi olan kaliteli görseller ile yapılan oyunları çok iyi. 
Ama kaçış oyunları denince aklıma en başta Mateusz Skutnik oyunları geliyor. Bu adam her kimse oyunları çok iyi. Pastelgames adlı sitede oyunlarını yayınlıyor. 
Oyunları genellikle çok zordur ve seri halindedirler. 
En başta gelen oyunları daymare town, covert front, submachine serileri. 
Submachine oynadığınız zaman Küp filmini izleyenler bilir, küp filmini biraz anımsatıyor. Biraz da testere gibi bulmacalar oluyor. 
Çok kafa yoran oyunlar bazen sinir bozucu olabiliyor, işte bu adamın bazı oyunları böyle. 
Seven varsa Pastelgames.com sitesinde oynayabilir. 

Paylaş: