25 Mart 2017 Cumartesi

O yaşadığın tecrübe değil, ona yaşlanma denir.

 
Tecrübeyi yanlış anlayan adam
Tecrübeyi yanlış anlayan adam
Daha evvel facede paylaşmıştım bu konu hakkındaki düşüncelerimi.Hatta konuyla ilgili şahit olduğum tam numunelik bir hikayeyi de anlatacağım.

 Henüz radyoloji 2. sınıf öğrencisiyiz. Gördüğümüz cihazların belki hepsi banyo sistemli cihazlar. Dijital kasetli cihazlar hakkında pek bilgimiz yok. Radyoloji uygulama dersindeyiz ve hocam bir Prof sözlü yapıyor.
Sorduğu soru şu:
-Arkadaşlar kasetin içinde ne var?
Biz de pek bilmiyoruz, kitaptan öğrendiğimiz kadar biliyoruz, o da base, gümüş halid kristalleri,fosfor filan ama tam bir tanım yapamıyoruz kafamızda.
Hemen aramızdan 10 yıldır bu mesleği yapan biri hocam ben biliyorum dedi ve cevapladı:
-''Barkod var.'' dedi.

Hoca tabi ki zayıf not verdi buna haklı olarak. Ulan püskevit ambalajlarında bile barkod var.
İşte bu darkafalı, özgüvenli, kendinden emin, bilgiç, hep tecrübesiyle övünen şahıs yıllarca idari makamda çalıştı ve hep tecrübesiyle övündü.

 Peki tecrübe nedir?

Meslekte geçirilen zaman miktarı mı?
Kesinlikle hayır. İşte yukarıda bahsettiğim şahıstan yüzbinlerce var. Yüzbinlercesi meslekte geçirdikleri zamanı tecrübe diye adlandırıyorlar ki yanılıyorlar.
Tecrübe dediğimiz şey bir meslekte, bir konuda bir başkasına göre daha bilgili, daha dikkatli, daha az hata yapan, daha başarılı sonuç elde eden şahsın deneyimleridir.

Tersi acemiliktir. Daha çok hata yapan, daha az başarı elde eden, daha az bilgili olana acemi denir.

Bazı insanlar çok kısa zamanda çok tecrübe elde eder. İşinde yetkin olur.
Yukarıda bahsettiğim gibi şahıslar ise yıllara aynı işte zaman geçirseler bile tecrübesiz, yeteneksiz, bilgisiz, nieliksiz, acemi kalmaya devam ederler.

Peki neden böyle niteliksiz, beceriksiz insanlar idari makamlarda yer edinebiliyor?
Cevabı çok basit:
Kendi beceriksizliklerinden haberdar olmadıkları için kendilerini yetkin zannederler ve özgüvenleri yüksektir. Yüksek özgüven sayesinde kendilerini yüksek makamlara layık görürler. Hırslı ve yalaka olurlar. Yalaka oldukları için de dalkavukluk yaparlar, dalkavukluk yapabildikleri içinde idari makamlara kolayca erişebilirler.

         Gerçek şu ki cahiller orudusu tarafından yönetiliyoruz. Yoksa dünya bu halde olmazdı.


                                        muyuta

Paylaş:

21 Mart 2017 Salı

Blogger'dan nihayet ciddi bir yenilik. Yeni Blogger temaları.

Blogger büyük yenilikle karşımızda. 

Yıllardır aynı temalar ile idare eden Blogger bu defa güzel bir güzellik yaptı.
Daha önceki dinamik temaları pek tutulmayan Blogger hatasının farkına vardı bence.
Tema arayışımız bazen işkence halini alırdı. Genellikle wordpress temelli çevrilmiş temalar bulurduk aradığımızda, ama öyle temalar sıkıntı çıkarıyor çoğunlukla, uyumsuzluk çok ciddi boyutta. Adam akıllı temalar ise ücretli satılıyor maalesef, satıcılara pek güven de olmuyor bazen.
Az evvel blogger'a girdiğimde bildiriyi gördüm. Çok sevindim.  Biraz inceleyeceğim bu yeni temaları.
Seo açısından blogger'ın orjinal temaları diğer bir çok temadan daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Bakalım inşallah öyledir. 
Paylaş:

19 Mart 2017 Pazar

Call me back, muah.

+21656003597
+21656003597

Az önce aradı.

Hello, akdjdjsksl la jdjdj
Call me back dedi muah diye öptü kapattı.
Hangi mantıkla öyle yapıyorlar anlamıyorum. Kim yer bu numarayı be. Hem yabancı numara faturayı belki beşe katlar.
Taa Tunus'tan  aramış. Acaba geri arayan var mıdır bu numarayı merak ediyorum. Ama ben aramayacağım. Yine de uyarayım bu tür numaraları geri aramayın. Para tuzağı gibi birşey. +21656003597 bunu böyle ifşa edelim. 
Paylaş:

17 Mart 2017 Cuma

İki beyinli kadın.

kalpbeyin
Kadın Kalbi

Kadınların, erkeklerden neden daha zeki olduğunu anladım. 

Çünkü iki beyinleri var.
Erkekler tek beyinle idare ediyor. O beyni de nadiren kullanılıyor çoğusu.
Kadınların ikinci beyni "kalp" oluyor. Sanırım kadınların kalbi "düşünme" gibi bir yeteneğe sahip.
Erkek kalbinin götürdüğü yere düşünmeden gider çoğu kez. Ama kadın hem kafası hem kalbiyle düşünüyor, hesaplıyor, planlıyor öyle hareket ediyor.
En bilinen örneği" Selvi Boylum Al Yazmalım" filmidir.
Kalbine kolaylıkla yön veriyor Türkan Şoray.

Başka açıklamaya gerek yok. Bilimsel, mantıksal, deneysel olarak ispatladım. Bu yüzden uzatmıyorum. 
Paylaş:

15 Mart 2017 Çarşamba

Burada milkshake içmek yasaktır.

robertscoffee

 Milkshake içesimiz geldi arkadaşla, Robert's Cafe çıktı karşımıza Antalya 5M Migros'ta.


Baya ünlü bir marka deyip güvendik, daha evvel içmemiştim burda. Sordum bağyan Milkshake yapıyonuz mu diye.  Evet dedi buyrun oturun. 

Oturduk, menü geldi beyaz çikolata parçacıklı, coconut şuruplu kremalı coconut Island istedik.

Geldi içinde ne coconut tadı var ne çikolata. Ilık süt ve üstü krema. Azıcık içtik kalktık, pardon bağyan, borcumuz ne kadar? 

işte yirmi küsür birşey.

Bu Milkshake miydi, alakası yoktu,

efendim biz böyle yapıyoruz Milkshake de aslında krema da olmaz biz ekledik dedi.

Bu kadar rezzil bir kahveci olamaz. Milkshake severleri uyarıyorum burayı isterseniz kendiniz test edin.

Milkshake vermiyorlar. Kahveleri de berbattr eminim.

E sıcak süt verseydiniz bari.  Menüde süslü süslü yazmışsınız yazdığınızı da vermediniz, asık surat ve atar cabası.


Artık böyle mekanları da yazazağım.  Müşteriye saygı.
Paylaş:

12 Mart 2017 Pazar

Teleskop balığı neden ölür?

Teleskop Gözlü Balık
Teleskop Balığı
 Evde benim dışımda bir iki canlı daha olsun istedim ve balık aldım.

Bir köşe başında yaşlı bir amca satıyordu, küçük bir kavanozda iki siyah balık. Biri erkek biri dişi dedi, günde bir tane yem atarsın haftada bir suyunu değişirsin dedi.

Aldım eve götürdüm. İlk hafta büyük balık öldü, sebebini bilmiyorum ama bence yaşlılıktan ölmüş olabilir belki de açlıktan. Aşırı yem vermedim.

Küçüğüne yer açılmış oldu. Balık için düşünüyordum, belki de şimdi denizde özgürce yüzmek istiyordur diye. Gittim deniz suyu getirdim suyunu değiştirdim.  Baktım ki heyecanla dönüp dolaşıyor, deniz suyunu çok sevdi diye düşündüm, biraz izledikten sonra uyudum. Sabah uyandığımda ölmüştü.

Demek ki bu balıklar deniz suyunda ölüyormuş. İnternette aradım bu balığın hangi suda beslenmesi gerektiği yazmıyor hiçbir yerde.

Şimdi ben yazıyorum işte.  Bu balıkları deniz suyuna koyarsanız ölür.
Paylaş:

11 Mart 2017 Cumartesi

Emek hırsızları

hırsız
Hırsız

Öncelikle yandaki hırsız resmini ben çizdim. Bu kadar kötü çizdiğim için üzgünüm.


Konuya geleyim:

Radyoloji sitemde adminlerimden biri radyoloji ile ilgili memurlar.net kaynaklı bir haber paylaşmış. altına da memurların linkini kaynak gösterip çakmış. Meğerse haber hürriyet'e aitmiş. Hiç zaman kaybetmeden bize mesaj atmışlar dava açıcaz size, ya kaynak olarak bizi gösterin ya da haberi kaldırın diye. Ben de seve seve kaldırdım. Zaten hürriyetten nefret ederim.

Bana gönderilen bu e-posta hürriyet ve benzer medya kuruluşları hakkında geçmişte kalan önemli konuları hatırlattı. Ne büyük emekler çalınıp çöpe atıldı, insanlar nasıl sömürüldü onları yazıyorum.

Biliyorsunuz ki Hürriyet doğan grubuna ait.

Mynet'in ise şuan doğanla ilgisi yok gibi görünüyor ama hürriyet ile benzer özellikler taşıyor. Hafızamı zorluyorum sanki mynet bir dönem doğan holding'in bünyesinde miydi değil miydi bir bulanıklık var ama şimdiki verilere bakınca bağlı değiller .


En eskilerden başlayalım. Daha internet kullanımı ülkemizde yeni yeni yaygınlaşmaya başlamış, internetle tanışan herkes bir şeyler yapmak istiyor, internette yer edinmek istiyor o dönem. Forum siteleri, Blogger, Wordpress pek bilinmiyor. Kendini iyice gösteren mynetin blog servisi Sitemynet oldu. Herkes yüklendi millet fotoğraflar, yazılar, makaleler, bir sürü şeyler yazdılar, yüklediler, tonla emek sarf ettiler. Bir süre sonra Sitemynet kapandı onca emek harcandı gitti.


O sıralar Doğan bünyesinde azbuz.com popülerleşti 2006-2012 yılları arasında hizmet vermişti. Yeni bir blog servisiydi, yine millet yüklendi, yazdı, çizdi paylaştı, emek sarfetti, kimileri parasını harcadı vsvs. Yine Emekler heba edildi servis kapandı. Veri tabanı nerede bilinmez.


Blogcu'yu unutmayalım. Döneme damga vurmuştu kesinlikle. İlk çıktığı sıralar ben hacker olma yoluna girmiştim ki en büyük kurbanım oldu. Azıcık hack bilgimle blogcu.com'un yorum formu- ya da ziyaretçi not defteri idi HTML açığını bulmuştum. Blogcu'dan blog açan herkesin blogunu hackleyip kendi indeximi atardım.

Blogcu da bir süre sonra kullanıcının yetkilerini,özelleştirme panelini filan kaldırdı saçma sapan bir uygulamaya gitti, tek maksadı reklam tıklatmak olmuş şuan. Yine Emekler hüsran.


Bumerang tam bir sömürge aracı. Milletçe internette çok aktifiz ve bunu sömüren Hürriyetin bumerang servisi oldu. Süslü açıklamalarla çok kazanacağımızı iddia edip kendine üye topladı. Oysa blogunuzu reklam çöplüğüne çevirmenize karşılık bir sakkız parası ödüyor. Üstelik o sakkız parasını çekmeniz için de tonla şart şurt getiriyor. Yine Hüsran. 


Mynet bir ara messenger servisine heveslendi icq ile ortaklık kurdu, onu da batırdı.

Doğan gurubu medya organları ve mynet bünyesindeki site ve servislere baktığınızda ''Virtual Abazan Sofrası''


Velhasıl kelam bu tür kuruluşların bu tür servislerini kullanmanızı tavsiye etmiyorum. Ayrıca özellikle Doğan medya ve mynet bünyesindeki internet sitelerinin veritabanından kullanıcılar kendi bilgilerini silemiyor diye düşünüyorum. Çünkü ben defalarca denedim ama halen bilgilerim onlarda ve e-posta atmaya devam ediyorlar.
Paylaş:

Kurşunun sırrı.

kurşunlar
kurşun elementi

Radblogta yazdığım konudur. buraya da ekliyim dedim.

Kurşun döktürme ne kadar mantıksız bir batıl diye düşünürüz çoğumuz. Hakikaten mantıksız mı yoksa mantıklı bir yanı var mı? bakalım.
Fizik hocamız bahsetmişti bir ara. Yaptığı açıklamalar bana da mantıklı gelmişti.
Kurşun döktürme işleminden başlayalım. Bir nevi tören eşliğinde nazara uğradığı düşünülen şahıs üzerinde uygulanır. Nazarın olumsuz etkilerini kaldırma amaçlı uygulanır.
Binlerce yıllık tarihi olduğu iddia edilen kurşun dökme işlemi halen yapılmaktadır.
Kurşun metali endüstride yalıtım, izloasyon, Radyasyon yalıtımı, alaşımlar için kullanılıyor.
Şimdi nazar nedir ona bakalım.
Nazar kelimesi bakış anlamında. Kem göz de kullanılır nazar etmek için. Kem de farsçada fena anlamında. Nazar ile insanlara nesneler zarar verilebilir. Ben şahsen nazara inanıyorum. Tabi sizin inancınızı bilemem.
Sadece bakışla bir insana veyahut nesneye zarar verilebilir mi?
lead
Kurşun
Biyoenerji gibi bilimsel açıklamalarla mantıklı aslında. Nazar edebilmek için gözden taş, sopa çıkamayacağına göre herhalde enerji, dalga, ışın vs. gibi birşeyler çıkması lazım.
Kurşunun da radyasyon ışınlarını tutma özelliği olduğunu biliyoruz. Gözden çıkan nazar ışınları ( Her ne tür ışınsa artık) Kurşun tarafından tutulabiliyor, emilebiliyor olabilir bence.
Eğer kurşun dökme meselesi nazara karşı faydalı bir işlemse binlerce yıl önce nasıl bilebilirler. Kim buldu, kim keşfetti. Tabi olabilir. Eski çağlardaki insanları aptal, bilgisiz sanmayın. Belki bilim ve teknolojide bizden çok daha ilerideydiler. En azından Piramitler buna şahit.
Batıl bildiğimiz bazı şeyler belki anlamadığımız için batıl diye düşünüyoruz.
Bence çok eskilerden gelen bazı bilgiler mantıklı bilgilerin zaman içinde değişme uğramasıyla, eksilmesiyle, abartılmasıyla batıl hale gelmiş olmuş olabilir. Önyargılı davranmadan tamamen kabul etmek yada tamamen reddetmek doğru değil.
                                                               
                                                                                                          Muhammed Yusuf  Taşkale
Paylaş:

10 Mart 2017 Cuma

Yalakalık tavan - Survivor 2017

havuclar
Havuç

Ulan yalakalık yaparken de heyecanlanıyormuş atarlı ergenler.


Gariban Sadin'e saygısızlık yapmayan kalmadı. Adama en çok koyan da havuçun saygısızlığı olmuştur.

Tabi havuçun sebepsiz haddini aşmasının tek sebebi var, İlhan Mansız ve Serhat Akın'a yalakalık olsun diye. Zamanı gelince en büyük kazığı atacak olan iki adama yalakalık yapmanın bedeli ağır olacak. Eminim Mansız ve Akın da havuçun yalakalığından çok rahatsız olmuştur. Ulan sen kimsin de yalakalık yapmakla saygıyı öğretiyorsun. Hıyar
Paylaş:

7 Mart 2017 Salı

Yeni bir blog: Radblog

radyoloji blog sayfası
Radyoloji Blog Sayfası

Uzun zamandır blog yazıyorum ve artık bir blog tutkunu oldum.


Blog servislerinden tabiki Blogger benim için vazgeçilmez oldu.

Yeni bir proje başlattım.  Bu mesleki bir topluluğun paylaşım platformu olsun istedim.

Tabi bu blogun diğer bloglarımdan farkı çoklu yazar olması. Gönüllü meslektaşlarımla yazıyoruz. Yeni başladık ve harika gidiyor.

Bu yeni blogumun çok iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Ağırlıklı olarak mesleki konuları ele alacağız. Radyoloji çalışanlarının yazacağı bir blog. İlgili olanları takibe bekliyorum. Blog.radyolojiteknikerleri.com


Yazar olmak isteyen meslektaşlarım bana ulaşabilir.
Paylaş: